Blogger tarafından desteklenmektedir.

Oje Etkinliği # 6. Hafta Konsepti ve Otizm Farkındalık Günü

By 19:09

Öncelikle merhaba. 
Aslında yazıp yazmamak konusunda kararsız kaldım ama bir otizmli ablası olarak yazmasam da olmazdı. 
Bu hafta değişik bir konsept yazısı olacak oje sürme etkinliğimiz için. Umarım sonuna kadar okursunuz.

Bugün 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü. 
Birçoğunuz biliyorsunuz belki, ama bilmeyenler için yazayım: 
Otizm bilimsel olarak; "sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir gelişim bozukluğu" olarak ifade ediliyor. 
Bizim açımızdan otizm ise: 
 Konuşamadığı her şeyi -acıktığını, susadığını, üşüdüğünü, korktuğunu, sıkıldığını, canı yandığını- iki çift çaresiz ela gözle anlatmaya çalışan bir melek demek. 
Bizim için otizm:  
Ömrü boyunca sadece sizin sevginize ve ilginize muhtaç kalacak olan bir melek demek. 
Benim açımdan otizm ise: 
Hiçbir zaman büyümeyecek olan, hep aynı bebek masumluğunda kalacak olan bir kardeşinin olması demek. 
Benim için otizm: 
Kavga eden iki kardeşe özenip, kardeşiyle kavga bile edebiliyor olmanın kıymetini bilmeyenlere ise kızgın gözlerle bakmak demek.
Bizim için otizmin ne olduğunu daha fazla yazmaya kalksam sanırım sayfalarca yazmam gerekirdi. 
Kardeşim şuan 12 yaşında ama bizim otizm farkındalığımız 10 sene başladı. Ondan önce pek bir bilgimiz yoktu. Otizm teşhisi konulan bireyler genelde ilk belirtilerini 1,5 - 3 yaşları arasında belli ediyor. Eğer geç yakalanırsa şanslı oluyor çünkü o yaşa kadar bir çok şey öğrenme imkanı oluyor. Ama benim kardeşim gibi 1,5 - 2 yaşlarında yakalanmışsa maalesef biraz şanssız oluyor. Henüz yeni yeni konuşmaya başlayan çocuk alt üst oluyor, erken yakalanmanın en büyük şanssızlığı bu. 
İlk belirtileri göz temasını yani iletişimi kesmek oluyor. Ardından -tıpkı benim kardeşim gibi- anne, baba diyen çocuk konuşmamaya, giderek kendi içine kapanmaya başlıyor. Gerisini bizim gözümüzden yazayım: 
Bu belirtilerin ardından, 2 senelik doktor serüvenimiz başladı ve bu 2 sene doktor koşuşturmalarından sonra "otizm" teşhisi konuldu. Sonra, akrabalar tarafından dışlandık daha doğrusu biz kendimizi onlardan uzaklaştırdık. Çünkü onlar bizi anlamıyordu. Otizmi acınacak bir durum olarak görüyorlardı. Bize göre tam tersiydi. Erenimiz yani kardeşim bize bir melek olarak gönderilmişti. 
Ardından kendimizi dışarıdan soyutladık. Çünkü onlar da bizi anlamıyordu. Acıyarak bakan gözlere maruz kalmak, her kafadan bir ses çıkması hiç hoş bir şey değildi. Böylece ev hapsi dönemimiz başladı. Kardeşim bir rehabilitasyon okuluna gitmeye başlayana kadar hiçbir yere gitmedik. 
Okula başladığında hayatımız yavaş yavaş değişmeye başladı. Çünkü orada bizim gibi bir sürü aile vardı. Hepsi bizim neler yaşadığımızı gayet iyi biliyorlardı. En önemlisi de bize acıyan gözlerle bakmıyorlardı. O dönemlerde bize en iyi gelen şey, bizi anlayan birileriyle konuşmak oldu.
Okulun çok büyük yararları oldu. Önceleri hiç komut almayan, seslendiğinde bakmayan kardeşim şuan başka odadan seslensem bile koşa koşa yanıma geliyor. Ne dersem yapıyor. Acıktığı zaman yemeğini, susadığı zaman suyunu içiyor, kendi giyinebiliyor. Onun yaptığı en küçük yenilik, en küçük ilerleme bile bizi mutlu ediyor. Demiştim ya hiç büyümeyen bebek gibi diye, aynen öyle. Bir bebek arzusuyla ilgileniyoruz. Nasıl bir bebek emekler sevinirsiniz, yürür sevinirsiniz, konuşur sevinirsiniz bizde de durum öyle. Her yaptığı yeni şey bizi çılgınlar gibi mutlu ediyor. 
Şuan çok çok iyi durumda sadece konuşamıyor. İstediklerini işaret ederek anlatıyor. Ama hala bizim bakımımıza muhtaç. Tamamen düzelme şansı yok ama olabileceği en üst seviyeye getirmeye çalışıyoruz. 
Yani biz otizmin farklılık olduğunun farkındayız. Bu yüzden sizi de otizm farkındalığına davet ediyorum. 

2 Nisan Otizm Farkındalık Günü'nde değişik bir çok etkinlik yapılıyor. Bugün ise bir kaç yabancı blogda gördüğüm bizim haftalık oje sürme etkinliğimize de uyduğunu düşündüğüm etkinliği sizle paylaşmak istiyorum. (Yazıya buradan bakabilirsiniz.)
" Shine A Light On Autism" adı altında " Light it up blue " sloganıyla, bu hafta otizm farkındalığı için Mavi ojelerini sürüyorlar. Ben bunu bize göre bir sloganla paylaşmayı uygun görüyorum: "Otizm Farkındalığı İçin Mavi Bir Işık Yakıyoruz" Bu hafta mavi ojelerimizi sürüyoruz ve otizm farkındalığına dikkat çekiyoruz. 
Benim manikürüm hazır değil. Çünkü konsept aslında farklıydı. Bugün bu şekilde değiştirdim. O yüzden hazırlıksızım, benim manikürümü de diğer manikürlerle birlikte haftaya burada göreceksiniz. 
Eğer bu farkındalığa katılmak istiyorsanız, mavi ojelerinizi sürüp oceciklerim@gmail.com adresine mail atmanız gerekiyor. 






























Biz otizmin farkındayız.. Ya siz farkında mısınız ? 
Son olarak sizle bir video paylaşmak istiyorum. Belki izlemişsinizdir, izlemeyenler mutlaka izlesin. Otizmi, bir  de otizmli bir çocuktan dinleyin..



OcecikleriminYeri instagram: @ocecikleriminyeriblog



You Might Also Like

20 yorum

  1. canım benim ne kadar güçlü bir ailen varmış çok şanslısın tabiki kardeşinde senin gibi bir ablası olduğu için çok şanslı=)
    en yakın zamanda mavileniyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Desteğin için teşekkür ediyorum, mailini bekliyorum :)

      Sil
  2. Bir çocuk gelişimci olarak sizi çok iyi anlayabiliyorum bende varım bu haftasonu sürer yollarım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canım bekliyorum mailini :)

      Sil
  3. Bu hafta daha bi anlamlı <3 Daha güzel bişey için biraraya gelicez bunu sağladığın için teşekkür ederim kendi adıma ve kardeşin senin gibi bir ablası ve ailesi olduğu için çok şanslı en yakın zamanda mavilerimi yolluyorum mailine :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim canım umarım bu etkinlikle küçük de olsa bir farkındalık yaratabiliriz :)

      Sil
  4. Merhaba, Begüm sayesinde blogunuzdan ve etkinliğinizden haberdar oldum. Normalde bu konuya zaten duyarlıydım ama, sanmıyorum ki yer yüzünde bu yazınızı okuyup kayıtsız kalabilecek biri olsun:) Seve seve ilk fırsatta mavi ışığımı yakıp mailinize göndereceğim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım desteğin için, mailini bekliyorum :)

      Sil
  5. Merhaba canım benim,yazını gözyaşlarım eşliğinde okumak zorunda kaldım.Gerçekten çok güçlü bir ailen var.Bu gibi konularda hep duyarlı olmuşumdur.İlk iş mavilerimi sürüp sana yollayacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim, bu gibi durumlarda ailenizin güçlü olması en büyük şans oluyor. Sırf çocuğunun diğer çocuklardan farklı olduğunu kabul edemeyip bırakıp gidenler var.. Bunun bir sürü örneği var. Ben ailem, bu durum ortaya çıktığında daha çok kenetlendi. Ben bu konuda şanslıyım.

      Sil
  6. Merhaba Elif^_^ katılmak istiyorum bu akşam mailine iletmiş olurum ... Yaşamayan sizi zor anlar ama yaptığınız çok kutsal ve özel bir şey ne kadar güzel tanımlamışsın masumluğu hiç bozulmayacak bir melek.Allah sizede kardesinizede sağlık versin.Sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim desteğin için.. Haklısın yaşamayan bilemiyor bu durumu, biz onu meleğimiz olarak görüyoruz :)

      Sil
  7. Merhaba,
    Yazıyı okudum gözlerim doldu resmen.Gerçekten yaşamayan asla bilemez o duyguyu,ama insanlarda azıcık his,vicdan varsa bu konulara duyarlı oluyor.Bu konularda bende çok duyarlıyımdır.En saf,temiz varlıklar bence o melekler..Bende mavilerimi sürüp mail atacağım yarın sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.. Herkes bu kadar bilinçli olsaydı, ne bu durumu yaşayanlar için zor olurdu ne de o dışarıdakiler için anlaması bu kadar güç bir durum olurdu..

      Sil
  8. Ben de bugün blogumda Otizm ile ilgili birşey paylaştım ve üzerine hemen yazını okuyunca inan gözlerim doldu. Sen ve ailen, senin ve senin ailen gibi insanlar o kadar güçlü ve muhteşem insanlar ki... Ne yazık ki otizm teşhisi koyulduktan sonra terk edilen çocuklar da var... Sizin meleğiniz o kadar şanslı ki sizin gibi bir aileye sahip. Umarım ilerleyen teknoloji ile birlikte insanlarımız daha çok farkına varır onların...Farkına varırlar ki acıyan gözlerle bakmak yerine güçlü gözlerle, destekleyici gözlerle bakmayı öğrenirler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun beni de duygulandırdı.. Keşke herkes bu kadar duyarlı olabilse dedirtti. Şuan için umudumuz yok ama umarım bir gün, böyle özel çocuklara uzaylıymış gibi bakmaktan vazgeçilir..

      Sil
  9. hala devam ediyor mu
    kuzum sen niye yoksun 1 haftadır özletme kendini

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pazartesi yayınlıyorum canım biraz yoğun olduğum için fazla ilgilenemiyorum, ayreten uzun bir yazı olacağı için aceleye getirmek istemedim

      Sil
    2. ne zaman açıklanacak ben de gönderdim aldın mı karışıklık olmasın u sefer

      Sil
    3. Aldım canım yazısını hazırlıyorum şu an

      Sil